Yoktum ben
Kanayan yanağı günün
Yoktu
Hani ezbere yağar ya bazen kar
Öyle sürükleniyordum peşinden
Sonra, bir avuç yasemin gibi koktu ay
Hiç sorma
Bilemez ki tanelerinin...
SIRDöndüm, bırakıp abanoz yükümü,
öylece kaldığını görünce;
Döndüm de, birazcık kanı çekilir gibi oldu yorulmuş yüzümün.
İki karınca mıydık o büyük masal kitabında seninle?
İki boş şişe miydik...
Bilemezlerdi sorsalar, neydi bekledikleri? Neden toplanmışlardı böyle tören alanında? Niye uzatıyorlardı ki gökyüzüne kemikli ellerini? Belli ki biraz zaman gerekliydi onlara. Göğüsleri inip kalkıyordu sıklaştıkça...
Hiçbirimiz cesaret edemedik gidip konuşmaya yabancıyla. Buraya nerden gelmiş, ne iş yapar, sığınacak başka bir il bulamamış mı? Önce düşmanlık besledik. -Gidip kovalım şunu, başka...